İnsan Mühendisliği, Nüvit Osmay

İnsan Mühendisliği,  Nüvit Osmay, Alfa Yayınevi, 2002 İSTANBUL

 Hayat Karşısında İnsanın Kendisi Ve Çevresi
 
    Türkiye’de modern başarı kültürünün üreticilerinden biri olan Nüvit Osmay Amerikalı yazar Dale Carnegie’nin kurslarına katılmış ve Türkiye’de kendi yorumunu da katarak Düşün Konuş Dinle okulunu kurmuştur. Bu okuldaki öğretilerinin bir bölümünü 1968 yılında İnsan ve Mühendis adıyla yayınlamış, 1983 yılında da kitabı geliştirerek iş hayatının içinde insanı ve çevresini her yönüyle ortaya koyan eser haline getirmiştir. Kitap 4 Bölümden oluşmakta olup 1’inci Bölümde “insan çevresi ve işi” başlığı altında insanla işi ve çevresi arasında ki ilişkiler, sorunlar ve çözüm yolları incelenmektedir. 2’nci Bölüm de “İnsan Amir Rölünde “ ele alınmakta yönetim bilimiyle ilgili konular akıcı bir üslupla açıklanmaktadır. 3’üncü Bölümde ” İnsan Lider Rolünde “incelenmektedir. 4’üncü Bölümde ise “İnsan ve Eğitim” konuları ele alınmıştır. Tüm başlıklar makalelerden oluşmakta olup her birinin ana teması insandır. Kitabın her makalesinde yazar, insanın bir yönünü ele almakta ve kendi görüşleri ile birlikte başka yazar ve düşünürlerden yaptığı alıntılarla konuyu zenginleştirmektedir. Ayrıca Büyük İskender’den Sezar’a, Hz. Muhammet’ten Mevlâna ve Atatürk’e kadar tarihe mal olmuş pek çok ünlü sima da makale konularına göre kitapta yer almakta ve temada işlenen konuyu desteklemek için kullanılmaktadır.
Kitapta göze çarpan belirgin bir özellik de “Dost Kazanma Sanatı” ve “Söz Söyleme ve İş Başarma Sanatı” gibi ünlü kitapların yazarı Dale Carnegie’nin yazar üzerindeki etkisidir.  İnsanın hayat karşısındaki “duruşunun” konu edildiği bu kitapta yer verilen konu başlıklarından bazıları şunlardır; Düşünme sanatı, karar verme sanatı, Düşünmek, konuşmak ve dinlemek üzerine, Okumak sanatı ve seçme yapıtlar Verimsiz çalışmayı engellemek, Alışkanlıklarınızdan nasıl yararlanabilirsiniz? İş yaptırma sanatı, Başarı için hatasız formül, Liderlik üzerine düşünceler, Metot mühendisliği üzerine düşünceler, Milletvekili adaylarının eğitimi v.b. Yine makalelerine birçok düşünürün fikirlerinden faydalanarak anlatımlarını desteklemiştir. Makalelerdeki düşünürlerin birçoğu evrenin merkezine insanı koymuştur. İnsanın kendini tanımadan dış dünyayı tanıması, kendi ile barışık olmadan dış dünya ile barışık olması mümkün değildir. Tasavvuf, felsefe gibi benzer  yaklaşımlarda insanın dış dünyayı geliştirmek ve değiştirmek için önce işe  kendisinden başlaması gerektiği vurgulanmıştır. İnsanın kendini bilmesi, bir insanın karakterini, zekâsını muhakeme gücünü ve duygularının farkında olması ve  onları tanımasıdır. Aynaya baktığımızda yüzümüzü görürüz, ruhumuzu görmek için ise kendimiz hakkında düşünmemiz yeterlidir. İnsanın kendini sorgulaması hayatı sorgulaması demektir.
Aristo’nun dediği gibi “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez”  Kendini bilen ve tanıyan insan karşısındaki insanı da anlayan ve hoşgörülü olabilen insandır. Sınırlı bakış açımız, ümitlerimiz, korkularımız yaşamamızın bir ölçüsü olmuştur. İçinde bulunduğumuz koşullar düşüncelerimize uymadığı zaman bunlar bizim zorluklarımız olmaktadır. Bizler bir ömür boyu insanların, olayların kısacası her şeyin istediğimiz gibi olmasını bekler, olmayınca da kendimizle ve çevremizle kavga eder, acı çeker ve gözyaşı dökeriz. İşte bu durumda İnsan Mühendisliği buna çare arar ve hayatı daha yaşanılır kılar. Mühendisliğin en basit tanımı, Fizik, Kimya ve Matematik gibi temel bilimleri, insanın temel ihtiyaçları için bir eser meydana getirmek için kullanılan sistematik, organize, somut ve sonuca yönelik bir uygulama alanıdır. Mühendis bu eseri şu parametrelerde; en fonksiyonel, en kısa zamanda, en estetik, en ekonomik şekilde çözmek zorundadır. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri de anlaşılmak tasvip görmektir. İnsan Mühendisi kendi iç dünyasındaki bu algılayışı çözerse diğer insanlarında en temel ihtiyaçlarını bahsi geçen 4 parametrede çözmüş olur. Hayatı daha anlamlı ve yaşanılır hale getirmek bizim elimizdedir. Bunun anahtarı başarı ve mutluluk ise  bunlar dışarıda değil içerde yani kendi içimizdeki potansiyelimizde gizlidir. Bunu açığa çıkmak için biraz sabır, biraz cesaret ve azme en önemlisi kendimizi tanımaya ihtiyacımız vardır. Başarının gerçek çıtası, kimseye yalan söylemeye ihtiyacı duymadan bir hayat düzeyinde yaşamaktır. Gerçek İnsan Mühendisi hayatı temel ilke ve değerlerden ibaret gören, kendisiyle barışık, hayatı kucaklayan başarılı ve mutlu insan demektir.
       Kitabın önsözünde yazarın da vurguladığı gibi masasının başında, tezgâhının arkasında veya deney tüpünün yanındaki insanın mesleği, kabiliyeti, karakteri ne olursa olsun, tatmin edilmesi gereken arzu ve ihtirasları, kırılabilecek gururu, bozulabilecek sinirleri ve gerçekleşebilecek ümitleri vardır. O kendi yarattığı makinenin, aletin veya tesisin bir cıvata veya diyot gibi bir parçası değildir ve bütün insanî ilişkiler işte bu anlayışın sonucudur. Yalnız bu anlayışa varmak için insanları anlamak gerekir; bunun için de onları sevmek lazımdır, Çünkü Goethe’nin dediği gibi “insan bir şeyi sevmeden anlayamaz.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder